Yol yapılınca ODTÜ Ormanı kalacak mı?

CHP Ankara Milletvekli Necati Yılmaz: Bulvar ve bağlantı yolları hayata geçirildiğinde ortada bir ODTÜ ormanı kalacak mıdır?

CHP Ankara Milletvekli Necati Yılmaz, Gökçek’in “Ya yapacağız, ya yapacağız” dediği ve ODTÜ’nün yanından geçeceğini söylediği yolu TBMM gündemine taşıdı. Gökçek’in daha önce açtığı bulvarda ODTÜ’de yaptığı ağaç katliamını hatırlatan Yılmaz, “Gökçek’in açacağı bu bulvar ve daha sonra planladığı bağlantı yolları hayata geçirildiğinde ortada bir ODTÜ ormanı kalacak mıdır” diye sordu.

CHP Ankara Milletvekli Necati Yılmaz, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, daha önce tepkilere rağmen ODTÜ’de ağaçları keserek 1071 Malazgirt Bulvarı’nı açan Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yol projesini sordu. ODTÜ arazisindeki yaklaşık 3 bin ağacın kesilmesiyle sonuçlanan bulvar yapımının Ankara trafiğine bir çare olmadığına dikkat çeken Yılmaz, buna rağmen Ankara’daki trafik sıkışıklığını bahane edilerek ODTÜ Ormanı ve çevresine ikinci bir bulvar yapmanın burayı yeni bir rant alanına dönüştürmek olduğunu söyledi.

KAÇ AĞAÇ KESİLECEK?

Soru önergesinde Gökçek’in ısrarla yapmak istediği ve ODTÜ’nün yanından geçireceği bulvar nedeniyle ağaçların zarar görüp görmeyeceğinin açıklanmasını isteyen Yılmaz, kaç ağacın kesilmek istendiğini, bölgenin ağaç kesiminden sonra artış gösterecek hava kirliliği ve bunun insan sağlığına etkileri konusunda önlem alınıp alınmadığını sordu. Proje için üniversiteden izin alınıp alınmadığına, ilgili meslek odalarının görüşü sorulup sorulmadığına anıt isteyen Yılmaz, “ODTÜ’deki öğrencilerin, üniversite öğretim üyeleri ve öğretim görevlilerinin, bulvarın geçeceği güzergah üzerindeki semtlerde yaşayan vatandaşlar dahil olmak üzere, bu bulvarla ilgili yurttaşların görüşlerini almış mıdır?” dedi.

‘ORTADA BİR ODTÜ ORMANI KALACAK MI?’

Yılmaz’ın Başbakan’ın yanıtlamasını istediği diğer sorular ise şöyle;

  •  “Gökçek’in açacağı bu bulvar ve daha sonra planladığı bağlantı yolları hayata geçirildiğinde ortada bir ODTÜ ormanı kalacak mıdır? Gökçek, tüm bu yol ve bulvar inşaatlarıyla Başkent trafiğini rahatlatmaktan ziyade, ODTÜ ormanını tümüyle yok etmeyi mi planlamaktadır?
  • Göreve geldiği günden bu yana tüm dünyanın tercih ettiği raylı sistem yerine yol ve bulvar inşaatlarıyla Ankara trafiğini içinden çıkılmaz bir hale dönüştüren Gökçek’in, gelecek yıllardaki planlarına raylı sistemler ne zaman dahil olacaktır?
  • Gökçek, ODTÜ’nün yanından geçireceğini söylediği bulvar için basına yansıyan ifadelerinde, ‘Bilkent Şehir Hastanesi dolayısıyla, Eskişehir Yolu civarında trafiğin sıkışacağını görüyoruz, çözüm arıyoruz’ beyanında bulunmuştur. Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapım aşamasında yer seçimi belirlenirken, Büyükşehir Belediyesi, trafiğin sıkışacağını görüp, hastanenin kamu ve özel yatırım ortaklarını ve Sağlık Bakanlığı’nı bu konuda bilgilendirmiş midir? Yoksa yatırımlara göre mi ormanlardan yol geçirmeyi uygun görmüştür?”

(Ankara/EVRENSEL) 31 Ağustos 2017

https://www.evrensel.net/haber/331024/yol-yapilinca-odtu-ormani-kalacak-mi 

ANKARA’YI RANTA KURBAN ETMEYELİM!

Bir gece ansızın saldığı rant dozerleriyle bayramı ağaç katliamına döndüren zihniyet bir kez daha gözünü Ankara’nın akciğerlerine dikti. ODTÜ’nün ormanları ve Atatürk Orman Çiftliği’nin bir tutam kalmış yeşili yeni talan projeleri ile karşı karşıya şimdi.

Bütünlüklü bir planlamadan yoksun, yeşile ve çocuklarımızın geleceğine zerre kadar değer vermeyen, bir avuç çıkar çevresi dışında ne Ankara’nın trafik sorununu çözen ne de sağlığına hizmet etmeye yeten bu projeler, başta güzergâh üzerinde yaşayanlar olmak üzere tüm Ankara’yı tehdit ediyor. 50 metre genişliğinde açılacak yollar ne gecekondulara ulaşacak ne yoksul semtlerin kıyısından köşesinden dolaşacak ama kişiye özel rezidansların, lüks alışveriş merkezlerinin önünü ardına kadar açacak.

Planların yapılma ve askıya çıkma sürecinde çeşitli usulsüzlüklerle kendi isteklerini dayatma yöntemine başvuran Belediye, trafiği azaltma ve Bilkent’te inşa edilen şehir hastanesini kente bağlama bahanesiyle ODTÜ arazisinden üç yeni yol geçirilmesi hedefleniyor.

Yollardan biri Kampüsün kuzey istikametinden Eskişehir Yolu’na paralel bir şekilde açılıyor ve 100. Yıl Çukurambar bölgesinde kapasitesi zaten çok sınırlı olan Öğretmenler Caddesi’yle birleşerek ODTÜ’yü bir kez daha ikiye bölüyor. Üstelik bu kez geçmiş planlarda yer alan “aç-kapa tünel olmayacak” ifadesi de kullanılmıyor. 4.8 kilometre uzunluğunda 50 metre genişliğinde ya da 24 hektar büyüklüğünde bir orman sadece bu bir tek yolla yok ediliyor. Haberlerde işittiğimiz ve yüreğimizden bir parça götüren orman yangınları rant dozerlerine binip geliyor; ama hiçbir yetkili ah vah demiyor.

Daha önce planlarda bile görünmeyen bir diğer yol ise var olan bir yola paralel olarak Şehir Hastanesi’nden İncek’e doğru uzanıyor ve ODTÜ arazisinin içine yaklaşık 250 metre girerek ne amaçla kullanılacağı söylenmeyen; ama acı deneyimlere dayanarak tahminde bulunmak için kahin olunması gerekmeyen 94 hektarlık bir alanı, vadideki su yoluna konulmasından kaynaklı sel ve taşkın riskleri yaratarak kampüsten koparıyor.

Üçüncüsü ise ikinci yolun bir uzantısı olarak Turan Güneş Bulvarı ile Güney Çevre Otoyolu’nu, 30 metre genişliğindeki bir yol ile Eymir arazisinde viyadük üzerinden bağlıyor. Bu yolun iki tarafından bulunan açık alanlar orman ve doğal sit alanlarıdır; bölge Gölbaşı Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesinde yer almaktadır. Bu genişlikte bir yol ve viyadük yapımı ÖÇK ve sit statüsünde bulunan bölgede doğal alanın tahribatına yol açacaktır.

Ana resimden bağımsız olarak kamuoyuna ODTÜ yolları olarak sunulan ve kasıtlı olarak yanlış bir zeminde tartışmaya açılan bu yolların esas amacı, 2038 Ankara Çevre Düzeni Planı incelendiğinde açıklığa kavuşmaktadır. Çözüm diye sunulan bu yollar, 100. Yıl, Çiğdem, Çukurambar, Çayyolu, Öveçler, Dikmen başta olmak üzere pek çok semt ve mahalleyi doğrudan etkileyecek bir biçimde şehirlerarası trafiği şehir merkezine taşırken rant alanlarını birbirine bağlayacaktır.

Toplu taşımayı verimli ve etkin bir şekilde düzenlemeyenler, çözüm diye sundukları devasa yollarla özel araç kullanımının artışına neden oluyor ve dolayısıyla artan trafik yoğunluğu da yeni yol ihtiyacı doğuruyor. Bu kısır döngü ise her seferinde kent ve doğa katliamı faturasıyla Ankaralının karşısına çıkıyor. Sonuçta oturduğu semtlerde papatya bile görmemiş çocuklar havaalanı genişliğinde yol manzaraları ve beton yığınları arasında nefes almaya zorlanıyor.

Çok iyi biliyoruz ki bugün bir de yetmez üç tane diyenler biz hayır demediğimiz müddetçe yarın çok daha fazlasını isteyecekler, sonra bir de bakacağız ki ODTÜ’nün ormanları da tıpkı Ankara’nın bağları gibi, tıpkı Ankara’nın kedisi, keçisi, tavşanı gibi, tıpkı Atatürk Orman Çiftliği gibi yok oluşa sürüklenecek. Kaydı ilk kez ODTÜ’de tutulan Çiğdeci kuşu da, başka bir coğrafyada mumla arayıp bulamayacağınız Akkaşlı Kirazkuşu da, elli çeşidi ülkemizde sadece bu ormanlarda yetişen yedi yüz bitki türü de fotoğraflarda kalacak. Yerlerinde ise oluşumuna tırnak ucu kadar katkıda bulunmamış; ama yürü ya kulum denilerek yarım yüzyılın emeğine, göz nuruna bir oldu bittiyle konan rant babalarının çoğu yabancı kelimelerle isimlendirilmiş ucube beton yığınları yükselecek.

İşte bizler, aşağıda yer alan kurumlar olarak, içinde yaşayanları hiçe sayan bu projeleri doğru bulmuyoruz. “Ya yapılacak, ya yapılacak” tarzında bir dayatmayı asla kabul etmiyoruz.

Kentimizi griye boyayacak her türlü proje ile mücadele edeceğimizi bir kez daha bildiriyoruz.

Griye karşı yeşili; rant için dökülmüş betonlara karşı ağacı, ormanı, doğayı; ölüme karşı yaşamı savunacağız!

YeşilAnkara PLATFORMU

ODTÜ Mezunları Derneği
İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği
Ankara Tabip Odası
Ankara Üniversiteliler Derneği
Çayyolu Semt Meclisi
Çiğdemim Derneği
Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği
Mülkiyeliler Birliği
TMMOB Ankara İKK
Türkiye Ormancılar Derneği

 

 

Avrasya Tüneli ODTÜ Ormanı’ndan geçecek! (Önder Algedik)

1,2 milyon metrekare inşaat alanına şişik fiyatları ile 1,2 milyar euro’luk şehir hastanesi projesi yapılıyor. Bu hastanede on binlerce hasta ve binlerce yatan hasta garantisi veriliyor. Yetmezmiş gibi de her yıl devlet 340 milyon TL kira ve yıpranma bedeli ödeyecek. Böylece sadece 25 yılda kira ve bakım için 23.4 milyar TL cebimizden çıkacak. O kadar kaynak aktarmaya rağmen trafiği Bilkent, ODTÜ arazilerine sokmaya, bakanlık kampüslerinin çevresine yerleştirmeye ve bir sonraki kavşağa atmaya çalışıyorlar.

ODTÜ Kampüsü’ndeki ormana yeni yol tartışması yine başladı. Her ne kadar bir grup insan ODTÜ’nün parçalanması olarak değerlendirse de bu sadece buz dağının görünen kısmı sayılabilir. Görülmeyen kısmı ise aslında bu ülkenin en büyük skandallarından biri. Çok basitinden söyleyelim, ODTÜ’nün içinden geçmesi istenilen yeni yol ve diğer yollar aslında boğazın altından geçen Avrasya Tüneli’nin ODTÜ’den geçmesi ile eş değer. Yani son yıllarda bildiğimiz ekonomik modelin ta kendisi. Hatta daha iddialı konuşacak olursak, o yollar otopark olacak, gittiğinizi zannedip içinde bekleyeceksiniz.

Önce ODTÜ yolunu bilmeyenler için açıklayalım:

2013 yılında sit alanı olmasına rağmen ODTÜ’den yol geçirilmiş, itirazlara ve plansız olmasına rağmen iş yapılmıştı. Plansız diyorum çünkü Nisan 2013’te ODTÜ arazisi dışında kalan kısmın inşaatı başlamıştı ve resmi bir plan ortada yoktu. Hatta 18 Ekim 2013’te bayram gecesi iş makineleri ormana girdiğinde de Mart 2014’te yol açıldığında da planlar onaylanmamıştı. Plansız diyorum çünkü ODTÜ’nün kendisinin hazırladığı ve bu yolu başımıza bela ettiği plan 3 Mayıs 2013’de bakanlığa teslim edildi. Bu taslak planın onaylanması ise yol inşaatından bir yıl sonra, ormana girildikten altı ay sonra ve yol bittikten iki ay sonra 20 Mayıs 2014’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından planı onaylandı.

Malazgirt Bulvarı adı verilen yol, 100. Yıl Mahallesi ile ODTÜ Yerleşkesi arasında bir bıçak gibi ormanı keserek, Konya Yolu ile Eskişehir Yolu’nu birleştiriyor. Böylece Emek Mahallesi ve Dışişleri Bakanlığı’nın olduğu kavşağı rahatlatacaktı ki daha kötü yaptı. O plan böylece ODTÜ Ormanı’nın doğu çizgisinden bir dilim aldı. Ayrıca ormanın ortasından geçen bir başka yolu da tünel şeklinde geçirmeyi de plana koydu. Bugün trafik ODTÜ’nün önüne kadar taşıyor artık.

Yeni yol tartışması ise bunun ötesinde. Çünkü belediye artık o tüneli açıktan geçirmek istiyor. Yetmiyor ODTÜ’nün batısındaki Bilkent Yolu’nu genişletmek ve devamında çevre yoluna çıkarmak istiyor. Yetmiyor, Eskişehir Yolu’na paralel bir yol ile şehrin batısına çıkış vermek istiyor. Ama hiçbiri yetmiyor. Çünkü skandal çok büyük ve bunu bir ormana ödetmek o kadar ucuz ki! Çünkü Türkiye’nin en batık projesi kurtarılmalı. Tıpkı 3. Köprü, Avrasya Tüneli gibi projelerin bir benzeri burada.

 

SAĞLIK HOLDİNG HASTALIKLAR DİLER

Türkiye, ulaşımda nasıl bir Karayolları Holding kurduysa, şimdi de sağlık alanında bir Sağlık Holding kurmaya çalışıyor. Tıpkı 3. Köprü ve Avrasya Tüneli gibi yüzde 70 hasta garantili, garanti tutmazsa ödemeli, ödememek için de gerekirse diğer hastaneleri kapatma gibi işler yapabileceği bir modele geçiyor. Buna Şehir Hastaneleri diyor. Böylece sağlıkta sermeye birilerinin elinde toplanacak. Böylece hasta olmazsanız hasta eden politikalar uygulanacak. Nasıl 3. Köprü’den arabalar çok geçsin diye Marmaray çalıştırılmıyor, nasıl Avrasya Tüneli daha çok kullanılsın diye Boğaz’ı geçen deniz seferleri düşürülüyorsa, işte bu şehir hastaneleri de aynı hikâye.

Bilkent Şehir Hastanesi, Ankara şehir merkezine 10 km mesafede, 1 milyon 200 bin metrekare inşaat alanına sahip, 1,2 milyar euro yatırım bedeli gözüken, 3 bin 700 yataklı 776 muayene odası olan bir fabrika otel. Şimdi bu cümle bile yeterli değil mi? Şehrin 10 km dışına oteller kurup hastaları otellere yerleştirmek gibi görünmedi mi size de? Bu işi yapanlar Eskişehir Yolu’nun ne kadar trafiğe doyduğunu bilmiyor mu? Biten yeni bakanlık binaları ile artık trafik kuyruğunun Bilkent Kavşağı’na geldiğini herkes biliyor. Hele Malazgirt Bulvarı adı verilen sit alanına yol ile daha da kötü oldu.

Skandal bunun da ötesinde.

ARADIĞINIZ HASTANEYE ULAŞILAMIYOR!

Bilkent Şehir Hastanesi hakkında hiçbir resmî bilgi yok ortalıkta. Bilgiler o kadar eksik ve kopuk ki. Türk Tabipler Birliği’nin bu konuda çalışmaları olmasa pek de bir şey bilmeyeceğiz. Elimizdeki en resmiye yakın bilgi olan ÇED raporunu referans aldığımızda hastanenin günlük 50 bin ziyaretçi ağırlayacağını, 3 bin 700 yatak kapasitesi olacağını ve 11 bin 700 personelin çalışacağını öğreniyoruz.

Daha kötüsü acil servis. Acil serviste 276 yatak bulunacak ve günde 5 bin acil vaka görüleceği tahmin ediliyor. Yani günde 5 bin ambulans ya da aracın girmesi ve çıkması ne demek? Eskişehir Yolu’ndan sadece acil hastalarının ambulans ve araba ile gelip gitmesi bile imkânsız.

Böylesi bir trafiğe rağmen 7 bin 500 araçlık otopark koymuşlar. Bunun için bile 320 bin metrekare otopark alanı ayrılmış. Bunun yetmeyeceği düşünülerek 1000 metrekarelik helikopter pisti eklenmiş. Bu halde bile hastane 65 bin geliş, 65 bin gidiş en az 130 bin yolculuğu Eskişehir Yolu ile nasıl kaldıracak?

METROMUZ ÇALIŞMIYOR!

Hastane, Kızılay-Çayyolu metro hattı üstünde iki durak arasında. Yani basit bir organizasyon ile ayaktaki hastaların önemli bir kısmı ve ziyaretçiler bu yolu kullanabilir değil mi? Kullanamaz. Çünkü o hat çalıştırılmıyor. Çalışsa zaten Eskişehir Yolu’nda trafik olur mu? Dünyanın neresinde görülmüş ki bir toplu taşıma hizmeti ile trafik artıyor?

Basitçe anlatalım. Teknik verilere göre Kızılay-Çayyolu metro hattı bir saatte bir yöne 66 bin yolcu taşıyacak kapasitede. Beş dakikada bir sefer kaldırdığında günde 700 bin yolcuyu rahat taşıyabiliyor. 90 saniyede bir sefer yapsa 2,4 milyon insanı taşıyabilir. Yani siz metroyu çalıştırsanız Eskişehir Yolu’nu sadece bisiklet ve ambulanslara açabilir, araba geçişlerine yasaklayabilirsiniz.

Peki metro şimdilerde ne kadar yolcu taşıyor. Bir saatte iki yöne 132 bin yolcu taşıyabilen Ankara-Çayyolu hattı günde tam 83 bin yolcu taşıyor. 2017’de saatte 1265 yolcu taşıdı!

ŞİMDİ PROJEYİ ANLADINIZ MI?

Olayı özetlersek, 1,2 milyon metrekare inşaat alanına şişik fiyatları ile 1,2 milyar euro’luk şehir hastanesi projesi yapılıyor, bu hastanede on binlerce hasta ve binlerce yatan hasta garantisi veriliyor. Yetmezmiş gibi de her yıl devlet 340 milyon TL kira ve yıpranma bedeli ödeyecek. Böylece 25 yılda sadece kira ve bakım için 23.4 milyar TL cebimizden çıkacak. Kalkınma Bakanlığı raporunagöre bunun gibi 16 hastane projesini bir araya getirince ortaya 27 milyar dolarlık yıllık kira çıkacak. O kadar kaynak aktarmaya rağmen bir metroyu çalıştırmaya, bir düzgün iş yapmaya, bir basit planlama tartışmaya kuruş kaynak ayırmamışlar ve bunun yerine trafik yaratan modeliyle trafiği Bilkent, ODTÜ arazilerine sokmaya, bakanlık kampüslerinin çevresine yerleştirmeye ve bir sonraki kavşağa atmaya çalışıyorlar.

ÇÖZÜM NEDİR?

O gün seçilmiş ODTÜ rektörü koruma amaçlı imar planı diye bir şeye soyunarak ODTÜ’nün parçalanmasının önünü açtı. Hem de bütün Türkiye bu planların, kanunların rolünü çok iyi bildiği halde bu adımı attı. Şimdi ise atanmış rektör bu konuda çatışmayacağını söylüyor. Ortada bu işi ayyuka çıkarmış bir tane belediye meclisi üyesi yok. Buradan bakılırsa bu işin hiç mi hiç şansı yok. Ama zaten buradan baktığımız için yıllarca kaybetmedik mi?

Kazanmanın yolu çok basit. Bunun kararını veren, kararına ses çıkartmayan, karara karşı çıkıyormuş gibi yapana ulaşın. Sadece ona ulaşmanız bile işini ciddiye almasını sağlayacaktır. Sadece konuyu bildiğiniz, mekanizmayı anladığınızı göstermeniz bile yetecektir. Unutmayın, onların her yıl 29 milyar dolar kira geliri ile oluşturacakları bir “sağlık holding” hayalleri var. Bu hayale hasta garantisi sağlamak için neredeyse Avrasya Tüneli’ni ormandan geçirmek istiyorlar. Bizim içinse her yıl ödenmeyecek 29 milyar dolar, kazanılacak bir orman var. Yetmez mi?

 

RANT ve TALAN İÇİN VEDA, DOĞASINI SAVUNAN HERKES İÇİN MÜCADELE VAKTİ!

ODTÜ’nün kurulduğundan bu yana emek emek büyütülen, Ankara’nın nefesi olan, bundan tam 3 sene öncesine döndüğümüzde birlikte direndiğimiz, sahip çıktığımız ODTÜ ormanları yeniden rant için gözden çıkarılmaya çalışılıyor. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, çeşitli usulsüzlüklerle dayatmaya çalıştığı yol projeleriyle, trafiği azaltma ve Bilkent Şehir Hastanesi’ni kente bağlama bahanesiyle ODTÜ Ormanı’ndan üç yeni yol geçirmeyi hedef alıyor.

Bilkent Şehir Hastanesi’ne yol geçirme bahanesiyle Gökçek’in planlarında hem kampüsün kuzey tarafında Eskişehir Yolu’na paralel şekilde, Hazırlık Bölümü’nün arkasından Öğretmenler Caddesi’yle A7 Kapısı arasında bir yol uzanıyor hem de İncek’ten Bilkent Şehir Hastanesi’ne doğru kampüsün batı sınırına yaklaşık 250 metre kadar girerek kuzey güney doğrultusunda bir yol uzanıyor.2014 yılında ODTÜ Ormanı katledilerek yapılan yolun yapımı sırasında ODTÜ Koruma İmar Planı’nda kampüsün kuzey tarafından Eskişehir Yolu’na paralel olarak geçecek yolun aç-kapa yapılmadan tünel olarak yapılacağı notu düşülürken geçtiğimiz ay askıya çıkan planda bu notun olmadığı belirtiliyor. Bu projede aç-kapa yapılmadan tünel olarak yapılması şartı ODTÜ Rektörlüğü tarafından ısrarla eklenmeye çalışılıyor. Ancak bu notun kaldırılıp projenin geçmesi ise aç-kapa yapılarak ODTÜ Ormanı’na ciddi zararlar vereceği endişesi yaratıyor.Diğer yolun ise İncek tarafından kampüsün güneyinden kuzeyine doğru ODTÜ arazisine yaklaşık 250 metre girerek 50 metre genişliğinde bir yol inşa edilmesi planlanıyor.

Ulaşım her geçen gün kaldırılan seferlerle zorlaşırken, parasız olması gerektiği halde, her geçen gün ulaşıma zam yapılırken, pek çok yurttaş toplu taşımanın yetersizliği yüzünden özel araç edinmeye zorlanırken, bu sorunlara çözüm üretmek yerine Gökçek’in rant hırsı yüzünden halka hizmet bahanesiyle yeni yollarla doğamız katlediliyor. Ankaralıların yararına olduğu bahanesi öne sürülen bu proje, Ankaralıların iradesi tanınmadan sadece rant ve sermaye uğruna ortaya atılan ve orman katlinden başka bir şey değikdir. Aslında Ankaralılar olarak bu bahanelere biz çok yakından, tam 3 sene öncesinden tanığız. 3 sene önceki yol yapılırken de, bu yolla birlikte toplu taşımayla ulaşımın daha kolay hale geleceği, trafiğin azalacağı, halka hizmette yeni bir çığır olacağı öne sürülmüştü ancak yapıldığı günden bu yana yeni yollardan tek bir toplu taşıma aracı dahi geçmiş değil ya da Ankara trafiğine çözüm üretilmiş değil. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu projeleri halkın ulaşım sorununa çözüm üretmek yerine hayatı daha da zorlaştırıyor. Bu projelerle, yeşil doğanın her geçen gün rant uğruna katledildiği günümüzde imara kapalı, ormanlık araziden minimum 8.000 ağaç kesilerek, Ankara’nın nefesinin de bir kısmı kesilmiş olacak. ODTÜ ormanlarında yaşayan yüzlerce çeşit kuş türünün yaşam alanları talan edilmiş olacak, ve yine yüzlerce bitki türüne ev sahipliği yapıldığı ormanın tahribatıyla bitki türlerine de veda etmiş olacağız. Bu yol çalışmasıyla beraber minimum 8bin ağaç talan edilecek, Ankara’nın nadir yeşil alanlarının yerini gri yollar alacak ve araç trafiğiyle hava kirliliği artacak. Doğanın katledilmesinin yanında, yolun yapılacağı arazinin bir kısmı arkeolojik alana girmektedir. Arkeolojik anlamda değerli bölgelerde yoğun inceleme yapılmaksızın yol inşaatı yapılması geri dönülemez zararlara yol açmaktadır. Hal böyleyken yeni yol projelerinin hali hazırdaki sorunlara bir çözüm değil, biz Ankaralılar için birçok sorun ve tehlike teşkil ettiği kendini gösteriyor.

Gökçek yaptığı son açıklamayla, “o yol ya yapılacak, yapılacak” diyerek bu projenin halk yararına değil sadece rant hırsı ve ODTÜ kini uğruna olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Bu mesele Gökçek’in bahsettiği gibi sadece ODTÜ-Gökçek arasında bir çekişmeden ibaret değildir, bütün Ankara’yı ilgilendiren, ağacını, ormanını, doğasını savunan bütün herkesin meselesidir. ODTÜ’lüler olarak çağrımız, ağacına, ormanına, doğasına, mahallesine sahip çıkan herkesedir. Hep birlikte Ankaralılar olarak ranta karşı ağacımıza, ormanımıza, doğamıza sahip çıkalım, mücadelemizi dayanışmayla büyütelim. Gökçek’in rantı, yolu varsa bizim ağacımız, ormanımız, doğamız, dayanışmamız var!

Görüntünün olası içeriği: yazı

TALAN EDİLEN ARAZİLER, KATLEDİLEN ORMANLAR: ODTÜ VE AOÇ’DE NELER OLUYOR? (ŞPO Ankara Şube)

Ankara Büyükşehir Belediyesi 27.11.2016 tarih ve 2372 sayılı meclis kararı ile Bilkent Şehir Hastanesi ulaşım güzergâhlarına ilişkin olarak 1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan değişiklikleri onaylamıştı. Ulaşım ana planından azade hazırlanmış, herhangi bir bütüncül ulaşım yöntem ve yaklaşımı içermeyen, parçacı, beyhude bir trafik problemi çözme çabası olan ve tarafımızca yargıya taşınan bu planın detaylarını ve ipuçlarını verdiği muhtemel tehlikeyi 01.07.2017 tarihinde sizlerle paylaşmıştık. (Bkz: http://spoankara.org/index.php/basin-aciklamalari/ankara-ube/1711-ehir-hastaneleri-trafikte-kaos-hayali-yollar-talan-edilen-araziler-katledilen-ormanlar) Bu planın ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ulaşım güzergâhlarına ilişkin 4 ayrı plan onaylanmış farklı zamanlarda askıya çıkarılmıştır.

ODTÜ YOLU

Eskişehir Yolu-Bilkent Kavşağı-İncek Bulvarı güzergahında ilerleyen bu plan değişikliğinde, ODTÜ arazisinin batısında, bir bölümü ODTÜ arazisi içinden geçecek biçimde planlanan 50 metre genişliğinde yeni bir yol öngörüsü bulunmaktadır. ODTÜ sınırından yaklaşık 150-200 metre içeri girerek ODTÜ arazisi içinden 4.4 km boyunca geçecek şekilde planlanan bu yolun İncek Bulvarı`na bağlantı sağlaması öngörülmektedir. Önerilen yolun ODTÜ arazisinden geçen kısmı tescilli orman alanına denk gelmektedir. Söz konusu arazinin büyük bölümü 2. derece doğal sit alanı statüsündedir. Ayrıca, Kültür Bakanlığı tarafından onaylı ODTÜ sit alanları paftasında arazinin bu bölgesinde “Olası Arkeolojik Sit Alanı” ifadesi de yer almaktadır.

EYMİR YOLU

Turan Güneş Bulvarı ile Güney Çevre Otoyolu bağlantısını sağlayacak olan bu plan değişikliğinde Eymir Gölü girişine yakın bölgede, viyadükler üzerinden geçecek 30 metre genişliğinde bir yol yapılması planlanmaktadırBu yolun iki tarafında bulunan açık alanlar orman ve doğal sit alanlarıdır; bölge Gölbaşı Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesinde yer almaktadır. Burada 30 metre genişliğindeki bir taşıt yoluna gereksinim bulunmadığı gibi; bu genişlikteki yol (ve viyadük yapısı) nedeniyle ÖÇK ve sit statüsünde bulunan bölgede doğal alanın tahribatı söz konusu olacaktır.

ODTÜ TÜNELİ

Plan değişikliği ODTÜ Koruma Amaçlı İmar Planında Bilkent Bulvarının 35 metreden 50 metreye genişlemesini, bu yol üzerindeki ODTÜ Tünel, şehir hastanesi yolu ve diğer yolların kavşak düzenlemesi ile ODTÜ Tünelinin güzergâh değişikliğini içermektedir. Planda şematik olarak gösterilen ODTÜ Tünelinin 736 metresi ve 14.168 msi 1. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kalmaktadır. 2015 yılında onaylanan ODTÜ Koruma Amaçlı İmar Planında yer alan, tünelin aç-kapa yöntemi kullanılmadan inşa edilmesi gerektiği yönündeki plan notu bu plan değişikliği ile çıkarılmıştır.

AOÇ ALANLARI VE ÇEVRESİ

Plan değişikli ile AOÇ içerisinde kavşak düzenlemeleri yapılmakta, Eskişehir Yolu-Sabancı Bulvarı-Ankara Bulvarını birbirine bağlayan 2 adet 50 metre genişliğinde yeni yollar tasarlanmakta ve Sabancı Bulvarı 50 m`ye genişletilmektedir. 1.derece doğal ve tarihi sit alanlarından geçecek olan tüm bu yollar Kaçaksaray, Ankapark, Ankara Bulvarı ile talan edilen AOÇ`yi artık tamamıyla kaybedeceğimiz bir müdahaledir.

Söz konusu yol planları Ankara Büyükşehir Belediyesi`nin 23 yıldır aynı hatayı tekrarlayan “daha fazla hız, daha fazla yol, daha fazla imarlı alanı tüket” temalı ve özel araç sahipliliğine dayanan ulaşım politikasının ürünüdür. Bu projeler art niyetlidir, bu projeler inşaat sektöründen, rant lobisine ve otomotiv sektörüne kadar halkın, kentin değil sermayenin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ankara ulaşımı içinde bütüncül olarak ele alınmayan bu yollar Ankara ulaşım sorunun çözümüne katkı sunmayacaktır. Bu yollar Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yolların çevresinde yer alan arazilerde birçok yargı kararını hiçe sayarak gerçekleştirmiş olduğu yüzlerce lüks konut projesine hizmet eden ve hala doymadıkları yapılaşmaya açmak istedikleri ormanlık alanların, tarım alanlarının üzerinden geçen yollardır.

ODTÜ kampüsü yaklaşık 40 km2`lik bir alan üzerine kurulmuştur ve 1960`lı yıllardan bu yana ODTÜ tarafından yapılan ağaçlandırma çalışmalarıyla kampüsünün yaklaşık %85‘ini orman haline getirilmiştir. Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) de tarımsal ar-ge alanı olarak hayata geçirilmiş, kent içerisinde önemli bir açık-yeşil alan omurgası oluşturan, kentsel altyapıya önemli hizmetler sunan devrimci bir Cumhuriyet projesidir.

Ankara şehri içerisinde AOÇ ve ODTÜ arazileri ana yeşil alan arzını teşkil etmektedir. Neoliberal politikalar ile salt sermaye birikimi güdümündeki hızla ‘betonlaşan‘ kentimizde yapılı çevremizin daha da sağlıksız bir hal almaması, kalan bu son doğal alanların yok edilmemesi ve gelecek nesillerin daha sağlıklı bir çevrede yaşayabilmeleri için toplumsal bir mücadele gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi olarak yurttaşlarımıza, mesleğimize, kentlerimize karşı duyduğumuz sorumlulukla ODTÜ ve AOÇ üzerine dökülecek betona geçit vermeyeceğimizi bildirir, bu planları yargıya taşıyacağımızı ve her türlü mücadeleyi yürüteceğimizi duyururuz. Tüm Ankaralıları Cumhuriyetin değeri AOÇ`ye ve Ankara`nın akciğeri ODTÜ ormanına sahip çıkmaya, mücadeleye omuz vermeye davet ediyoruz.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi