ODTÜ Mezunları Derneği Basın Açıklaması (16 Eylül 2017)

Basına ve Kamuoyuna;

2013 yılında bir gece yarısı baskınıyla başlayan operasyon, 9 Eylül 2017’de, kimi yerde 90 – 135 metreye ulaşan genişlikli 4,5 kilometrelik bir yolla devam etti. Bu yolun ilk görünen faturası bir gecede 36 hektar orman alanının Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin “rekor” diye övünerek aktardığı sözlerle de kamuoyuna yansıyan talanı idi.

Henüz kamuoyu nezdinde çok açık görünmeyen bir diğer fatura ise çok daha büyük bir alanın ODTÜ’den kopartılmasıydı.

Ama bunun da son fatura olmayacağını biliyoruz.

Ankara’daki geçmiş deneyimler çok açık gösteriyor ki; ODTÜ sınırı ile dört buçuk kilometrelik yol arasında kalan orman alanı ranta kurban gidecek. O alan, gri beton yığınlarının yükseleceği ve ucu Eymir’e dek sürekli genişleyecek gasplarla devam edecek.

Biz,  ODTÜ Mezunları Derneği Yönetim Kurulu olarak göreve başladığımız günden itibaren bu tehlikeye işaret ettik.

Bugün üzülerek görüyoruz ki sadece ODTÜ’yü değil bütün Ankara’yı ilgilendiren kaygılarımızı görmezden gelenlerin, yanlış ve haksız yorumlayanların ve gereğini yapmayanların da dolaylı katkılarıyla on yılların emeğiyle, alın teriyle, özene bezene büyüttüğümüz ormanımız, bir masa etrafında toplanan birkaç kişinin imzasıyla hazırlanmış bir protokol sonucu talan edilmiştir.

Ama henüz her şey bitmiş değil!

Tüm mezunlarımızı, bu musibetten alındığını düşündüğümüz derslerle birlikteliğimizi yeniden inşa etmek ve gerek bugünkü gerekse önümüzdeki yeni talan projelerine hep beraber karşı durmak için aynı ortak paydada buluşmaya çağırıyoruz!

Biz, gayrı ciddi hazırlanan bu protokolü kabul etmiyor, yok hükmünde sayıyoruz!

Sayın Rektörümüzü ise imzaladığı protokolden imzasını çekmeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla

ODTÜ Mezunları Derneği Yönetim Kurulu

16 Eylül 2017

“ODTÜ Mezunları Derneği Basın Açıklaması (16 Eylül 2017)” için 8 yorum

  1. Tahir Çalgüner Yazdı:
    Eymir Gölü Ajitasyonu ile; ‘2. Gole” Gitmek Stratejisi Devrede !

    Pazarlık masasında birinci madde olan Eymir Gölü için karar 3 sene önce verildı.Kimse kimseyi kandırmasın.Hedef şaşırtılmasın.

    Şimdilerde ise; Eymir gölü için savaş çığlıkları attırıl
    ması ve hedefe Eymir’i koymaları; 2. Yolu unutturmaya yönelik stratejik bir hamle.Cambaza bak algısı.Trübune oynamak.

    ODTU mezunlar derneği şubelerini ve bileşenleri şu yada bu şekilde ikiye bölen ve muhalefeti kontrollü bir şekilde sönümlendirme, akademik mahalle baskısı ve hedef büyütme taktıği yürütülüyor şu aralarda.Sessizlik bunun göstergesi.

    Bu kriz yönetimi süreci; kendi içlerindeki akademisyenlere ve köşe yazarlarına özellikle Rektör talimatı ile yaptırmaya başladılar.3 senedir sesi soluğu çikmayan bazı elçi akademisyenler bu yollar konusunda nerede ise, Ankara halkını şuçlayacak kadar vicdan aklaması telaşına düştüler.

    Bir dönem önceki baş pazarlıkçı Rektöre sesini çıkaramayan Oda yönetimleri ise; hırslarını yeni rektörden çıkarıyorlar.Timsah gözyaşları dökerek ve zamanında kendi yapamadıklarını kapatmaya yönelik olarak vicdan aklaması ve güzellemeler telaşında.

    ODTU camiası, sınıfta kaldı bu mücadelede.

    Taziyé havası içinde olan ve duygu dolu mesajlar veren ama somut hukuki eylem özürlü Ankara milletvekilleri ise keza öyle.Ankara havası çalmaya devam ediyorlar.

    Bakalım, Tünel yol için vişnelik kavşağına dayandığında Gökçek; bu sefer ögrencinin demokratik tepkisi ve refleksı Gökcek’e mi olacak yoksa üç senedir üç maymunu oynayan ODTU muhazzaf hocalarına mı yönelik olacak ? Göreceğiz.
    Yok birbirlerinden farkı biri Kral digeri ise Kralcı.
    Ama kralda, kralcı da çıplak, öğrencinin gözünde.Davası olmayan, davalarını Ankara halķına anlatma mahçubiyeti icinde.!!
    Çünkü ODTU kazançlı çıktı bu işin içinden … kaybedense Ankara halkı ve Ankara nedense.:-)

  2. Tahir Çalgüner Yazdı:
    Eymir Gölü Ajitasyonu ile; ‘2. Gole” Gitmek Stratejisi Devrede !

    Pazarlık masasında birinci madde olan Eymir Gölü için karar 3 sene önce verildı.Kimse kimseyi kandırmasın.Hedef şaşırtılmasın.

    Şimdilerde ise; Eymir gölü için savaş çığlıkları attırıl
    ması ve hedefe Eymir’i koymaları; 2. Yolu unutturmaya yönelik stratejik bir hamle.Cambaza bak algısı.Trübune oynamak.

    ODTU mezunlar derneği şubelerini ve bileşenleri şu yada bu şekilde ikiye bölen ve muhalefeti kontrollü bir şekilde sönümlendirme, akademik mahalle baskısı ve hedef büyütme taktıği yürütülüyor şu aralarda.Sessizlik bunun göstergesi.

    Bu kriz yönetimi süreci; kendi içlerindeki akademisyenlere ve köşe yazarlarına özellikle Rektör talimatı ile yaptırmaya başladılar.3 senedir sesi soluğu çikmayan bazı elçi akademisyenler bu yollar konusunda nerede ise, Ankara halkını şuçlayacak kadar vicdan aklaması telaşına düştüler.

    Bir dönem önceki baş pazarlıkçı Rektöre sesini çıkaramayan Oda yönetimleri ise; hırslarını yeni rektörden çıkarıyorlar.Timsah gözyaşları dökerek ve zamanında kendi yapamadıklarını kapatmaya yönelik olarak vicdan aklaması ve güzellemeler telaşında.

    ODTU camiası, sınıfta kaldı bu mücadelede.

    Taziyé havası içinde olan ve duygu dolu mesajlar veren ama somut hukuki eylem özürlü Ankara milletvekilleri ise keza öyle.Ankara havası çalmaya devam ediyorlar.

    Bakalım, Tünel yol için vişnelik kavşağına dayandığında Gökçek; bu sefer ögrencinin demokratik tepkisi ve refleksı Gökcek’e mi olacak yoksa üç senedir üç maymunu oynayan ODTU muhazzaf hocalarına mı yönelik olacak ? Göreceğiz.
    Yok birbirlerinden farkı biri Kral digeri ise Kralcı.
    Ama kralda, kralcı da çıplak, öğrencinin gözünde.Davası olmayan, davalarını Ankara halķına anlatma mahçubiyeti icinde.!!
    Çünkü ODTU kazançlı çıktı bu işin içinden … kaybedense Ankara halkı ve Ankara nedense.:-)

  3. Rektörluk açiklamalarında ODTU yollarının gerekliliği ve trafige katkısı hakkinda hazırlatilan bir bilimsel rapor ve imzalı uzman akademisyen gorüşunü bile paylaşamamış olması bile yolların başta ODTU ve Ankara trafiğini rahatlamada katkı sağlamayacağının bir işaretidir.ODTÜ şehir ve bölge planlama ana bilim dalından yazılı bilimsel rapor alsın ve rektörlük açıklamasına ek olarak yayınlasın.Beklıyoruz.Akademik özerkliklerine vede ODTU’ye hocalarımız ne kadar sahip çıkıyor muş bir gorelim hele..

  4. Meslek odaları, Ankara 2038 Ana Planına Dava Açmazsa, daha çok dava kaybederler.

    AOÇ’ de açılan bir davayı mahkemenin yeni ana planı gerekçe gösterilerek odaların kaybetmesi üzerine meslek odaları başkanları aşağidaki açıiklamayi yapmıslardı.

    Mahkeme bilimi ve tekniği devre dışı bırakmıştır. Kararlarda Ankara’nın 1/100.000 Çevre Düzeni Planına atıfta bulunarak olayın geçtiği zamanda 4 yıl sonra onaylanan plana gönderme yaparak hukuku katletmiştir. Hukuk bağlamından kopartılarak yıllar sonra yapılacak planlara göre karar veremez. Bu karar hukukun olmadığının, siyasalaştığının ve Ankapark’ın yargıdan kaçırılmasının kararıdır. Çevre Düzeni planının 2017’de onaylandığını düşündüğümüzde bizim davamız 2013’teki bir hukuksuzlukla ilgili. Asıl hedef AOÇ’nin ve kamusal alanın talan edilmesi, peşkeş çekilmesi ile ilgili mücadele veren odaları devre dışı bırakmak. Ankapark’ta 30’u yaşkın ihale yapıldı ve bu ihalelerde kamusal varlıklarımız bir oyuncak tarlasına yatırıldı. Büyükşehir Belediyesi’nde Ankapark ile ilgili ihalelerde sıkıntılı süreçlerin olduğunu biliyoruz demişlerdi.

    Şehir plancısı Tahir Calgüner ise; imar planları ve hukukunda yapımı gercekleşmis arazi kullanımları için kazanilmis hak, mütezap hakkın sozkonusu oldugunu vurgulayarak bu kararda da; maaleaef odalar 2017 yeni Ankara Çevre Duzeni Planından (2038) haberdar oldukları halde zamanında iptal davası açmayarak ve dava dosyasına iletmediklerı icin bu duruma kendileri sebebiyet vermişlerdir.Mahkemenin burada vermiş olduğu karar doğru.

    Ayrıca, 116 sayıĺı belediye meclis kararinin 2. Sayfa, 2.Paragrafinın son utanç cümlesine de dava açmayan odalar görev ihmali ve meslek etiğine aykırı bir tutum içindeler dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir