“İnsan bazen gerçekten hayret ediyor!”

(…)

“Dört yıl önce Ulu Önder Atatürk’ün halka miras bıraktığı Atatürk Orman Çiftliği’nin (AOÇ) o değerli arazisinde, 1 milyon 100 bin metrekare genişliğinde bir araziye inşa edilmeye başlandı. Alana 4 adet 10 bin metrekarelik, 6 adet 5 bin metrekarelik çelik çadırlar yapıldı. Aralarında dinozorların, dev robotların da olduğu 1217 tane oyuncak satın alındı.

Hedef Türkiye’nin Paris’teki Disneyland, Los Angeles’taki Universal Studios ile yarışmak, Ankara’ya turist akını yaratmaktı.

Gelin görün ki Melih Gökçek, 23 Nisan 2018’de açmayı planladığı Ankapark’ın işlediğini göremeden gitti. Yeni başkan Tuna da Ankapark’ın akıbetini masaya yatırdı.

NEDEN AÇILAMIYOR?

Hürriyet Ankara’nın deneyimli ekibine “Neden devreye sokulmuyor” diye sordum. Sorun işletme maliyetiymiş. Şu anda bile 300 çalışanı varmış. Tam kapasite ile çalıştığında 3 bin çalışanı olacakmış. Bu sayının Ankara’da Keçiören, Mamak, Altındağ gibi belediyelerde çalışan personel sayısına yakın olduğunu hatırlatmam lazım. Elektrik, su gibi maliyetleri de katarsanız, korkunç bir rakam çıkıyor.

Eski başkan Gökçek, Çinli ve Katarlı yatırımcılarla görüşmüş, işletmeyi onlara vermek istemişti. Demek ki sonuç alamamış. Anlaşılan yeni başkan Tuna da işletmeci bulamamış ve işin içinden çıkamamış.”

(…=

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/insan-bazen-gercekten-hayret-ediyor-40656172

“Ankara Ulaşım Ana Planı nedir ve biz hangi gerçekleri biliyoruz.”

“Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Gazi Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Ankara Ulaşım Ana Planı’nında bugüne kadar bildiklerimizle bilemediklerimiz, başkentin yeniden şekillenmesinde kamuoyunun yeterince bilgilenmesine olanak tanımadan nasıl bir yol alındığı konularında gerçek bir endişe yaratıyor.
Bilimsel bir tartışma ortamı dışına çekilen ve ısmarlama yöntemlerle sürdürülen “ulaşım planı” gerek yapılış tarzı gerek bu projenin yürütücülerinin planlama konularındaki yeterliliği ve gerekse planlama alanından gelen eleştiri ve önerilere kapanmış haliyle üzerinde durulmaya gerek görülmelidir.
Dolayısıyla, bu dosya konumuzda AUAP (Ankara Ulaşım Ana Planı) konusunda başlıkları sırasıyla dile getirip, AOÇ’un yeniden dizaynı ve ODTTÜ yolu tartışmalarının da arka planını anlaşılır kılacak bir derlemeyi izleyenlerimize sunuyoruz. Farklı yayın organlarında çıkmış yazılar, meclise verilen soru önergeleri, meslek odası yetkilileri değerlendirmeleri bu dosyayı meydana getirdi.
Burada Ankara Ulaşım Ana Planı çalışmasının kendi metni, kendi hedef ve stratejileriyle bu çalışmalara getirilen eleştiri-yorum ve önerileri yan yana sunmayı, böylelikle Ankara için geniş bir tartışmayı ortaya koymayı, planı yapan ve içinde yer alanlarının da katılımıyla gerçek bir müzakereyi gerçekleştirmeyi diliyoruz. ”

Yazının devamı için

http://www.mimdap.org/?p=153409

 

“ODTÜ’de Yollar Nasıl Açıldı Biliyor musunuz?”

HALUK KALAFAT YAZDI

ODTÜ’de Yollar Nasıl Açıldı Biliyor musunuz?

Ormanın içinden geçen yol kimin ihtiyacı bilinmez ama ODTÜ’nün ihtiyacı olmadığı kesin; zaten olsa bile ODTÜ’de ağaç kesilmez.
(…)

“Şehir Hastanesi denilen…” (Çiğdem Toker – Cumhuriyet Gazetesi)

ODTÜ ormanı Ankara’nın akciğeri sayılırdı. İki gece önce -di’li geçmiş zaman oldu.
Ankara’nın ciğerleri, “bu millet”e sağlık dağıtacak diye inşa edilen şehir hastaneleri uğruna katledildi.
Yıkım, kesilen ağaçların sayısıyla ölçülemez. Melih Gökçek’in fotoğraflarını “yol açtık” diye gururla paylaştığı alanda biz taammüden öldürülmüş bir ekosistem görüyoruz. Varlığı, yaşamını sürdürmesi o ormanın varlığına bağlı binlerce canlıyı yani. Gökçek’in gülüşüne bu sonuç da dahil.

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/821729/Sehir_Hastanesi_denilen….html

TMMOB HKMO Ankara Şube: ODTÜ Ormanı Lime Lime

“Bilkent’te Şehir Hastaneleri adı altında yapılacak olan ve sağlık sektörünü tamamen sermayenin eline geçirecek projenin ve bu bölgede rant çevrelerinin eline geçen konut ve ticaret kullanımlı arsalara ulaşım sağlayacak ağlarından biri olan yeni ODTÜ yolu, son zamanlarda Ankara’nın gündemindeydi. Geçtiğimiz gün ODTÜ Rektörü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında imzalandığı söylenen bir protokolle ODTÜ yönetimi orman arazisini yol yapılması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne açmıştır.

23 yıldır metro inşaatlarını yılan hikayesine döndürerek 1cm dahi ilerleme kaydedemeyen Melih Gökçek, öğrencilerin yaz okullarını bitirip evlerine döndüğü bir dönemde durumu fırsat bilip ODTÜ’ye düzenlediği gece yarısı operasyonuyla 4.5 kilometrelik ormanlık alanda katliam yaratmış olmasına rağmen bu akıl ve bilimden uzak uygulamayla da övünmektedir.

ABB ile ODTÜ Rektörlüğü arasında varıldığı söylenen anlaşmaya göre 38 metre ile sınırlandırılan koridor genişliğine uymayıp, 100 metreden fazla koridor açarak toplamda yaklaşık 30 hektarlık bir alanda ağaçlar kesilmiştir.

Bunun yanısıra; ODTÜ geleneklerine aykırı bir şekilde Rektörlük koltuğuna oturan “Kayyım Rektör” Prof. Dr. Mustafa Verşan KÖK’ün imzaladığını söylediği protokolde bulunan “inşaatın denetlenmesi ODTÜ tarafından yapılacaktır” ibaresine rağmen, protokole uygunluğu dahi Rektörlük tarafından denetlenmemektedir!

Ankara’nın tek akciğeri olan, 60 yıl boyunca nesilden nesile ODTÜ öğrencilerinin elleriyle diktiği ve birçok zorluklarla yetiştirdiği fidanların sonucu olan ODTÜ ormanı, hem Ankara’mızın hem de tüm Türkiye’nin ortak malıdır. Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünce doğal sit alanı ve orman vasfı taşıyan ODTÜ arazisinin, yanlış planlama ve şehircilik ilkeleri yok sayılarak oluşturulan bugün ki trafiğin çözümü olarak yok edilmesini kabul etmiyoruz!

Yol yaparak trafik sorununu çözeceğini sananlar, bu şehircilik “aklı”yla devam ettiklerinde ODTÜ’nün üstüne tamamen asfalt dökseler de çözüme ulaşamayacaklarını bilmelidirler.

TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak, kentine, doğasına, geleneklerine ve geleceklerine sahip çıkan ODTÜ bileşenlerinin ve Ankaralıların yanında olduğumuzu, her türlü mücadelelerine destek olacağımızın bilinmesini isteriz.

Saygılarımızla.

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi 12. Dönem Yönetim Kurulu”

“CHP’DEN ODTÜ YOLU TEPKİSİ”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Altıok, Ankara Büyükşehir Belediyesi iş makinaları tarafından 9 Eylül gecesi ODTÜ’de yaklaşık 12 bin ağacın yok edildiğini belirterek, protokole uyulmadığını iddia etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok, yaptığı açıklamada, Bilkent’teki Şehir Hastanesi Kampüsü’nün ulaşımı için ODTÜ içinden geçirilen yol çalışmasında, Ankara Büyükşehir Belediyesi, ODTÜ Rektörlüğü ve Valilik tarafından yapılan protokole göre kesilmesi planlanandan çok daha fazla ağaç kesildiğini kaydetti.

“35 DEĞİL 100 METRE GENİŞLİĞİNDE YOL AÇILDI”

Protokolün ardından 9 Eylül gecesi ODTÜ’de Büyükşehir Belediyesine bağlı iş makinelerinin ağaç kıyımı yaptığını belirten Altıok, “Protokolde 35 metre denilmesine rağmen 100 metre genişliğinde yol yapılmış ve protokolde korunacağı belirtilen ekosisteme ciddi zarar verilmiştir. Bu da ODTÜ’ye sınavla değil ancak TOMA ve polisle girebileceklere özgü bir sahte manevradır. ODTÜ’lülerin birçok emekle büyüttüğü ODTÜ ormanına adeta bir vinç ve polis ordusu ile TOMA’lar eşliğinde saldırılarak yaklaşık 12 bin ağaç yok edilmiştir” dedi. Altıok, şöyle devam etti:

“ANKARA’YI PARSEL PARSEL SATANLAR ŞİMDİ DE HALKIN NEFESİNİ DAHİ SATMA DERDİNDE”

“Tayyip Erdoğan’ın atadığı kayyum rektörün, Melih Gökçek ile yola dair protokol imzalanacağını mail yoluyla duyurmasının hemen ardından, böyle bir baskının yapılmış olması doğa katliamının faillerini ve ortaklarını da ortaya çıkarıyor.

Düşünceye, bilime, doğaya, yaşama düşman Melih Gökçek ve düğmesine basan rant iktidarının tek anladığı beton, yandaş firma ve para. Ankara’yı parsel parsel satanlar şimdi de halkın nefesini dahi satma derdinde. ODTÜ ormanında yaşayan kuş, kedi, kirpi, tilki ve birçok hayvan da bu katliamda yok edildi.

“BİR GECEDE AĞAÇ KATLETME REKORU”

Ankaralılardan milyarlarca vergi toplamasına rağmen 1 metre yapamamış sonra da metroyu ulaştırma bakanlığına devretmiş, daha başkentte 24 saat ulaşımı bile 20 yıldır çözememiş bir belediye başkanının yol bahanesiyle ODTÜ’ye girmesi fırsatçılık ve doymazlıktır. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, ODTÜ’de yaptığı ağaç katliamıyla övünerek, ‘4,5 km’lik yolu bir gecede açarak büyükşehir belediyesi bir rekora daha imza attı’ dedi. Evet bir rekor var, bir gecede ağaç katletme rekoru. Gece yarısı işçi çalıştırmak ağır koşullarda hak ihlali de cabası.

“TALAN EDİLEN GELECEĞİMİZ”

ODTÜ ormanı, bu halkın kendi çocuklarının emekleriyle, on yıllardan bu yana bozkırı yeşertmek için gecesini gündüzüne katıp ter dökenlerin alın teriyle yoktan var edilmiştir. Betona boğulmuş, rantçı zihniyetin elinde tarumar edilmiş bir şehirde, doğanın yıkılmayan, sapasağlam ayakta duran son nefes alanıdır. Masa başı pazarlıklarla bu alanı ranta açmaya, talan ettirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Talan edilen geleceğimizdir.

Bu yolun ulaşım sorununu çözemeyeceği çok iyi bilinmektedir. Esas mesele, ulaşım sorunun çözülmesi değil, daha çok AVM yapma, daha çok rezidans inşa etme, daha çok rant elde etme meselesidir.”

“KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen, ODTÜ’de ormanlık alanın yok edilmesine tepki gösterdi.”

https://www.evrensel.net/haber/332185/odtude-gerekli-izinler-nasil-bu-kadar-hizli-alindi

Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Hamit Kurt, ODTÜ’de orman katliamına ilişkin yaptığı açıklamada, bir gün bile dolmadan gerekli izinlerin nasıl alındığını sordu. Kurt, “Damgalanmasının yapılması, nakliye belgesi düzenlenmesi gibi pek çok prosedürün gerçekleştirilmesi gerekirken yol yapımının basına duyurulması ile kesime başlanması arasında yarım gün dahi olmayan sürede bu işlemlerin nasıl tamamlandığını soruyoruz” dedi.

KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen sendika genel merkezinde yaptığı basın toplantısında, ODTÜ’de ormanlık alanın yok edilmesine tepki gösterdi. Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Hamit Kurt, ODTÜ ormanlarında bulunan tek bir ağacın bile Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nden izin alınmadan kesilemeyeceğini vurguladı. Kurt, “Damgalanmasının yapılması, nakliye belgesi düzenlenmesi gibi pek çok prosedürün gerçekleştirilmesi gerekirken; yol yapımının basına duyurulması ile kesime başlanması arasında yarım gün dahi olmayan sürede bu işlemlerin nasıl tamamlandığını soruyoruz” dedi. Kurt, tek bir ağacın kesilmesine dahi razı olmadıklarını, ancak gözleri önünde koca bir ormanın katledildiğini söyledi. Ağaçların kökleriyle sökülmüş olsa dahi o yaştaki ağaçların tekrar tutmasının zor olduğunu belirten Kurt, “Sözde kökleriyle sökülen ağaçların nerede bekletildiği veya nereye dikildiğine ilişkin bir beyanat, bir açıklama bulunmamaktadır” dedi.

Kurt, ODTÜ ormanlarından tüm resmi işlemlerin ne zaman tamamlandığını, gerekli izinlerin ne zaman alındığını sorarak, “Bunun için zaman olmadığını, ormanın bir hırs uğruna, rant uğruna katledildiğini, rektör ile belediye başkanının el ele vererek kanunları çiğneyip devlet eliyle büyük bir suç işlediğini biliyoruz” dedi. Kamuoyunda ODTÜ arazisinden 40 metreyi geçmeyeceği deklare edilmesine rağmen genişliğin 80-100 metre olduğunu ifade eden Kurt, “Ormanı parçalayan yolun diğer kısmı ise fiilen mevcut ekosistemden kopartılarak canlıların yaşamını sürdüremez hale dönüşüyor” dedi.

Rant için AOÇ’nin nasıl parsellenerek ranta kurban gittiğini hatırlatan Kurt, “Sadece yol gerekçesiyle parçalanan AOÇ’nin nasıl yok edildiğini, parsellenerek ranta teslim edildiğini, Ankapark gibi hiçbir amaca hizmet etmeyen ucube yapılar için şehrin merkezinde yer alan yeşil alanın, orman alanının yok edilişini, işyerimiz de olan Orman Genel Müdürlüğü’nün çalışma arazisinin saraya ne şekilde tahsis edildiğini biliyoruz” dedi.

‘ANKARA KAMUOYU ODTÜ ORMANLARI İÇİN TEPKİ GÖSTERMELİ’

KESK Genel Mali Sekreteri Elif Çuhadar, ODTÜ Rektörlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında protokol imzalanmasını yasal bulmadığını ifade etti. “Büyükşehir belediye ekipleri, gece yarısı iş makinalarıyla, silahlarıyla koruma önlemleriyle ağaç kesimine dalması, bunun çok da yasal olmadığını zaten kamuoyuna  gösteriyor” diyen Çuhadar, iktidarın rant ve güç gösterisine dönüşen tutumunun ODTÜ’de kendisini gösterdiğini söyledi. Çuhadar, ODTÜ ormanlarının 1956’dan itibaren öğrencilerin emeği olduğunu ve Ankara’nın ciğerleri olduğunu belirterek, bu nedenle Ankara kamuoyunun ciddi bir tepki vermesi gerektiğini vurguladı. Çuhadar, “AOÇ’de olduğu gibi ODTÜ ormanları da talana, vurguna, ranta açılıyor. Belki hiçbir teknik inceleme yapılmadan, yapıldıysa kamoyuyla paylaşılmasını istiyoruz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)