“Şehir Hastanesi denilen…” (Çiğdem Toker – Cumhuriyet Gazetesi)

ODTÜ ormanı Ankara’nın akciğeri sayılırdı. İki gece önce -di’li geçmiş zaman oldu.
Ankara’nın ciğerleri, “bu millet”e sağlık dağıtacak diye inşa edilen şehir hastaneleri uğruna katledildi.
Yıkım, kesilen ağaçların sayısıyla ölçülemez. Melih Gökçek’in fotoğraflarını “yol açtık” diye gururla paylaştığı alanda biz taammüden öldürülmüş bir ekosistem görüyoruz. Varlığı, yaşamını sürdürmesi o ormanın varlığına bağlı binlerce canlıyı yani. Gökçek’in gülüşüne bu sonuç da dahil.

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/821729/Sehir_Hastanesi_denilen….html

TMMOB HKMO Ankara Şube: ODTÜ Ormanı Lime Lime

“Bilkent’te Şehir Hastaneleri adı altında yapılacak olan ve sağlık sektörünü tamamen sermayenin eline geçirecek projenin ve bu bölgede rant çevrelerinin eline geçen konut ve ticaret kullanımlı arsalara ulaşım sağlayacak ağlarından biri olan yeni ODTÜ yolu, son zamanlarda Ankara’nın gündemindeydi. Geçtiğimiz gün ODTÜ Rektörü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında imzalandığı söylenen bir protokolle ODTÜ yönetimi orman arazisini yol yapılması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne açmıştır.

23 yıldır metro inşaatlarını yılan hikayesine döndürerek 1cm dahi ilerleme kaydedemeyen Melih Gökçek, öğrencilerin yaz okullarını bitirip evlerine döndüğü bir dönemde durumu fırsat bilip ODTÜ’ye düzenlediği gece yarısı operasyonuyla 4.5 kilometrelik ormanlık alanda katliam yaratmış olmasına rağmen bu akıl ve bilimden uzak uygulamayla da övünmektedir.

ABB ile ODTÜ Rektörlüğü arasında varıldığı söylenen anlaşmaya göre 38 metre ile sınırlandırılan koridor genişliğine uymayıp, 100 metreden fazla koridor açarak toplamda yaklaşık 30 hektarlık bir alanda ağaçlar kesilmiştir.

Bunun yanısıra; ODTÜ geleneklerine aykırı bir şekilde Rektörlük koltuğuna oturan “Kayyım Rektör” Prof. Dr. Mustafa Verşan KÖK’ün imzaladığını söylediği protokolde bulunan “inşaatın denetlenmesi ODTÜ tarafından yapılacaktır” ibaresine rağmen, protokole uygunluğu dahi Rektörlük tarafından denetlenmemektedir!

Ankara’nın tek akciğeri olan, 60 yıl boyunca nesilden nesile ODTÜ öğrencilerinin elleriyle diktiği ve birçok zorluklarla yetiştirdiği fidanların sonucu olan ODTÜ ormanı, hem Ankara’mızın hem de tüm Türkiye’nin ortak malıdır. Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünce doğal sit alanı ve orman vasfı taşıyan ODTÜ arazisinin, yanlış planlama ve şehircilik ilkeleri yok sayılarak oluşturulan bugün ki trafiğin çözümü olarak yok edilmesini kabul etmiyoruz!

Yol yaparak trafik sorununu çözeceğini sananlar, bu şehircilik “aklı”yla devam ettiklerinde ODTÜ’nün üstüne tamamen asfalt dökseler de çözüme ulaşamayacaklarını bilmelidirler.

TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak, kentine, doğasına, geleneklerine ve geleceklerine sahip çıkan ODTÜ bileşenlerinin ve Ankaralıların yanında olduğumuzu, her türlü mücadelelerine destek olacağımızın bilinmesini isteriz.

Saygılarımızla.

TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Ankara Şubesi 12. Dönem Yönetim Kurulu”

Rektör’e Soruyoruz: İnci Gökmen

“Sayın Rektörüm
11 Eylül tarihinde sizden gelen ODTU’den geçen yola ilişkin mesajınız üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme alma gereğini duydum.
ODTÜ mezunuyum, bizden önceki ODTÜ’lüler, bizim kuşak ve sonrakiler kimbilir kaç kez agaç dikme şenliklerine katılarak binlerce ağaç diktik. Yurtta kalan arkadaşlarım yataklarından uyandırılarak ağaç dikmeye götürüldüklerini söylediler. Yani ODTÜ ormanını 50-60 senede hepimiz oluşturduk. Ve bununla iftihar ettik. Orman ODTÜ’nün Ankara’ya en büyük armağanıdır. Dün bir grup ormancı arkadaşla yol için yok edilen alana gidip o korkunç katliamı görünce ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Canım ODTÜ ormanını savunamamak, koruyamamak ve hunharca bir kısmının yok edilmesi, bir kısmının kopartılması benim için kabul edilir bir durum değil. Tansiyonum çıktı, hastalandım.  Tüm Ankara’ya hayat veren ormanımızın bir kısmı bir gecede yok edildi. Ama üzülecek zamanımız olmamalı.Gerisi gelebilir.

Yazınızda ‘arazi bütünlüğümüzü ve kamu yararını gözeten titiz bir yaklaşım içinde olduğunuzu‘ ifade ediyorsunuz. 

Yol ile birlikte ormandan kopartılan alanın en az 90 hektar = 900 dekar=900 000 metrekare olduğu dile getirildi. Karayolu yapılınca onun dışında kalan ve karayolunun 2-3 misli alanı nasıl koruyup, sahip çıkabileceğimizi öngöremiyorum. ‘Kamu yararı’ yol demek değildir. Ormanın sağladığı kamu yararlarına bakarsak (bir ağaç 10 kişinin soluduğu oksijeni üretiyor, orman insanlığın ve yaşamın özü olan biyoçeşitliliği sağlıyor, ağaçlar fosil yakıt tüketimiyle  salınan ve iklim değişikliğine neden olan karbon dioksiti soğurup bu etkiyi azaltan en önemli araçlar. En sıcak günlerde bile bir ağacın gölgesi serinlik sağlar. Ağaçlar iklimi düzenler, yağmuru çeker, sel baskınlarını engeller, yeraltı sularının yenilenmesini sağlarlar, rüzgarı ve gürültüyü keserler, erozyonu engellerler, toprağı ve havayı temizlerler ve ürünleriyle bizi beslerler. Bazı doğal ilaçlar ormandan elde edilir. Kağıttan mobilyaya pek çok ürün ormanın hediyesidir bize. Pek çok kişi de ormandan geçinir. Orman güzelliktir. Orman spor alanı sağlar, yaratıcılığı artırır, hatta uzun yaşamamıza katkısı vardır…..). Daha neler neler yazılabilir ormanlar hakkında. Bunlardan önemli kamu yararı olurmu?
Yazınızda ‘sürecin her aşamasında paydaşlarınıza bilgilendirme yapıldığını‘ ifade ediyorsunuz. Keşke bilgilendirmenin ötesine geçebilseniz ve katılımcı bir süreci ODTÜ’de başlatarak böyle önemli bir olayda karar vermeyi öğrencisiyle, öğretim üyesiyle, çalışanları ve mezunlarıyla birlikte örebilseydik. Türkiye’ye pek çok konuda örnek olan ODTÜ katılımcı karar verme örneğini sergileyebilse, ne harika olurdu. Tek taraflı bilgi verince bir kaç kişi bu konuda yazıyor ama kararlar verilmiş atı alan üsküdarı çoktaaan geçmiş oluyor. OHAL döneminde yazı yazanlar da iyice azaldı. Bu ülkenin öncüsü olmak durumundaki üniversitelere bu hiç yakışmıyor. Biz susarsak ülke dilsiz kalır. Üniversite konuşmalı, yeni fikirlerle topluma yol göstermelidir. Aksi takdirde sizin de belirttiğiniz gibi yapılan itirazlarınız reddedilecektir. Oysa tüm üniversite paydaşları kenetlenebilse itirazlar dikkate alınabilirdi. Belki de Bilkent yolu iyileştirilerek bu süreç çözülebilirdi.
Doğrusu tanık olduklarım ışığında tünel yolun yapımı konusunda da çok iyimser değilim ve bu yolların arkasından başka yollar, Eymir vs pek çok yerin tehdit altında olduğuna inanıyorum. Bunda yalnız da değilim. Pek çoğumuz böyle düşünüyoruz. Hırsız bir evde kolaylıkla soygun yapacağını görünce oraya dadanır, bırakmaz….
Aşağıya kopyaladığım protokole gelince İncek Bulvarı bağlantısı için yapılan saldırılar az bile olmuş. Böyle açık bir protokolde istenirse o 4.8 km’de daha neler neler yapılır!!! Neden bu kısımın da ODTÜ’nün denetim ve gözetiminde yapılması protokole konulmadı? Bir gecede 4.8 km yol açılınca hiç bir ağaç sökülmemiş, makinalarla cayır cayır yıkılmıştır. Ve maalesef ülkemizde ağaç deyince belli bir boyutun üzerindeki çam ağacı anlaşılmaktadır.  Alıçlar, ahlatlar ve diğer pek çok ağaç ve çalı türü bitkiler sayılmaz bile. Hele de bozkır, neymiş ki. Sökülen ağaçların yerine ithal, bu coğrafyaya alışık olmayan ağaçlar dikilmekte onların bir kısmı da çok kısa sürede ölmektedir. İstemez kalsın. Ağaç dikmenin orman olmadığını belediye yetkilileri de bilmelidir.
Şimdi imzalanan protokole ilişkin valilik açıklamasına bakalım. 
                         3. Proje kapsamında nakledilecek veya kaldırılacak ağaç ve çalı gruplarının 2 katından az olmamak üzere ağaç ve çalı grubu, Orta Doğu Teknik Üniversitesinin göstereceği alanlara dikilecek ve yol güzergahının her iki tarafında kalan kısımlar Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ağaçlandırılacaktır.

4. Proje kapsamında yol olarak kullanılan 36 hektarlık alan karşılığı olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi alanına bitişik veya en yakın bölgeden 36 hektardan az olmamak üzere alan, Ankara Valiliği’nin koordinasyonunda Orta Doğu Teknik Üniversitesine tahsis edilecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

ANKARA VALİLİĞİ

Eğer protokol bundan ibaret ise çok az ve öz ve de istismara açık bir anlaşma olmuş.

  • ‘Protokolde, alandan çıkarılan ağaç miktarının tespit edilmesini izleyerek, bu miktarın iki katından az olmamak üzere arazimiz içinde Üniversitemizin belirleyeceği bir alanda ağaç dikileceği de teminat altına alınmıştır.’
deniliyor. Peki araziden kaç tane, hangi tür ağaç ‘çıkartılmıştır’ ? Biliyormusunuz?
  • ‘Protokolün bir diğer önemli kazanımı da Eskişehir Yoluna paralel olarak arazimiz sınırları içinde yeraltından geçmesi öngörülen tünel yolun yapımında yüzeyde işlem ve inşaat yapılmayacağının hükme bağlanmasıdır.
  • Protokol maddelerine uyulmaması durumunda ise gereken idari ve hukuki girişimlerde bulunulacaktır.’
  • Bu hükümlere nasıl güvenip tünelin düzgün yapılabileceğinden emin olacağız? Bu tünelin aç kapa yapılmayacağı zaten koruma amaçlı imar planında vardı ama çıkartıldı. 
  • İdari ve hukuki girişimler bize gerçekten bir şey sağlıyacak mı? Ormandan izinsiz ağaç kesilmesi mevcut yasaya göre suç ama dinlendi mi?
  • Söz konusu yaşayan bir canlının katli olunca onu hiç bir şey geri getiremez, bir canlı diğer canlının yerini tutamaz.
  • Ulaşım konusunda üniversitemin önderlik yapıp geliştireceği seçeneklerden daha önceki mesajlarımda söz etmiştim.ODTÜ Türkiye için daha yeşil ve sağlıklı bir ulaşım modelini geliştirme potansiyeline sahip. Yeterki bu konuya öncelik verelim. Gönlüm ODTÜ ormanı daha fazla zarar görmeden bu alternatiflerin hayata geçirilmesinden yana. Kemal Kurdaş anıtında onun şu sözü yazılı ‘Geriye hiç bakmadım, çünkü geride ne bıraktığımı gayet iyi biliyorum. Çağdaş ve güçlü bir üniversite ile yemyeşil bir dünya’ . ODTÜ bize atalarımızdan miras ama aslında çocuklarımızın emaneti. Emaneti iyi korumalı ve gelecek nesillere teslim etmeliyiz. O zaman biz de arkamıza bakmayız.
  • En kısa zamanda ODTÜ bileşenlerini yeniden bir araya getirecek bir toplantı yapmanızı ve bundan sonraki süreçte nasıl birlikte hareket edeceğimizi karar verebilmeyi çok isterim. Biz birlikte güçlü oluruz. Şu an dayanışma en ihtiyacımız olan şey.
Saygılarımla
İnci Gökmen
*rektor@metu.edu.tr adresine iletilen e-postadır.

Rektör’e Soruyoruz: Fatih Fethi Aksoy (Çiğdemim Derneği)

“ODTÜ camiasının dışından ama ODTÜ’ye komşu bir mahallenin sakini olarak size yazıyorum.

Bize de tüm Ankara’yı yakından ilgilendiren bu konuda hesap vermelisiniz. Nasıl böyle bir protokole imza atarsınız? Bu mu sizin katılımcılık anlayışınız?

3-5 kişi böylesine önemli bir kararı nasıl alabildiniz, üniversite kuruluna bilgi verdiğinizi söylüyorsunuz ama diğer ODTÜ bileşenlerinin bile hala protokolden haberi yok.

Size kalsa protokolle her şeyi kontrol altına almışsınız? Acaba kesilen ağaçların cinslerini biliyor musunuz? Ne kadar çam, ne kadar ardıç, ne kadar meyve ağacı kesildi?

Protokolde taşınabilecek olanların nakledileceği yazılmış? Ne kadar ağaç nakledildi? Nereye nakledildi? Kesilen ağaçlar nereye taşındı? Lütfen bunları görselleri ve belgeleriyle kamuoyuna açıklayın.

Yolun genişliğinin 38 metre olacağı protokolde yazılmış ama yapılan ölçümlerde bunun çok çok ötesine geçtiği görülüyor? Siz de sebebini kaldırım, acil şerit gibi açıklamışsınız ama mevcut durum bunun da ötesinde. Bunu neden denetlemediniz?

Katledilen ağaçların yerine dikilecek olanların orman ekosistemine uymayacağını, bu yaptığınızla ormanı ikiye böldüğünüzü bilmiyor musunuz? Ormandan ağaç kesiminin bakanlık izni ve denetimiyle yapılabileceğinden haberiniz yok mu? Varsa bu izinleri de kamuoyuyla paylaşır mısınız?

Bilkent-Öğretmenler Caddesi geçişinin tünel olacağını protokolle garantilediğinizi söylüyorsunuz? Acaba buna siz gerçekten inanıyor musunuz? 2 gün sonra bu çok maliyetli ve teknik olarak zor deyip vazgeçse ne yapabileceksiniz? Bir gece ansızın o yola da dozerlerle girilse engel olabileceğinizi gerçekten düşünebiliyor musunuz?

Ben olsam ve gerçekten o yolun tünel olmasını garanti altına almayı düşünsem protokole “önce tünel yol yapılacak sonra diğer yola başlanabilir” ifadesini eklerdim. Bu kadar basit bir şeyi siz nasıl düşünemediniz?

Son olarak böyle bir protokole imza atıp tüm yaşananlara rağmen hala bunu savunmanızı anlayamadığımı söylemek isterim. Bütün kamuoyu sizin gereğini yapmanızı bekliyor.

Fatih Fethi Aksoy
ÇİĞDEMİM Derneği YK Başkanı”
*rektor@metu.edu.tr adresine gönderilen e-postadır.

Rektör’e Soruyoruz- Sinan Çakıcı

“Rektör bey.

ODTÜ İnşaat mezunuyum. Hepimiz çok üzgünüz. Çok kızgınız.

Bize bu konuda hesap vermelisiniz. Nasıl bu kararı alabilirsiniz.

Bu dönemde yapılacak çalışmanın üniversite öğrenci grubu gelmeden yapılmasının risklerini hiç mi düşünemediniz. İmza tarihini belirlerken hangi bileşenin desteğini aldınız. Öğrencilerin mi .Mezunların mı,Derneğin mi. Kimin ?

3-5 memur bu kararı nasıl alabildiniz , nasıl imza atabildiniz.

Kesilen ağaçların cinslerini biliyor musunuz . Getirilecek ağaçların bunu karşılamayacağını ön göremediniz mi ?  

Piyasada 380 milyon TL civarında değeri olan projelerden bahsediliyor. Rant ihtimalini nasıl irdelediniz . Bunların olacağını hepimiz ön görebiliyoruz. En azından büyük ihtimal olduğunu düşünemediniz mi ?

Orman konumundaki bir alanı hangi yetkiyle talan edilmesi için protokol imzaladınız. Ormanı 2 ye böldüğünüzü bilmiyor musunuz. Bu yetkinizin olmadığını bilmiyor musunuz ?

Diyelim ki yetkiniz var.Bu protokolü imzalarken vicdanınız hiç mi sızlamadı. Gece rahat uyuyabiliyor musunuz.

Bunları düşünemeyen bir kişi olarak , bu koltukta nasıl oturacaksınız. Bundan sonra ormanımızı ,ODTÜ müzü , Ankara mızı koruyacağınıza kim inanacak . Bundan sonra tünel projesinin , Eymir in koruyucusu olacağınıza kim inanacak. Çok kalabalık gruplar bizler inanmayacağız.  Sizin bu yaptığınızı asla affetmeyeceğiz.

Üstüne herşey protokole uygun gibi inanılmaz yakışıksız bir tavır içindesiniz. Siz bizim bilgimizle dalga mı geçiyorsunuz.

Ben rektör olsam ve bu imzayı atsam ve hatamı anlasam , ” durun ,bir  hata yaptım !” diye kamyonların önüne yatardım.

Onbinlerce  ODTÜ mezunu adına söylüyorum. ” İstifa edin !”.

Sinan Çakıcı

ODTÜ İnşaat Mühendisi”

*rektor@metu.edu.tr adresine gönderilen e-postadır.

“CHP’DEN ODTÜ YOLU TEPKİSİ”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Altıok, Ankara Büyükşehir Belediyesi iş makinaları tarafından 9 Eylül gecesi ODTÜ’de yaklaşık 12 bin ağacın yok edildiğini belirterek, protokole uyulmadığını iddia etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok, yaptığı açıklamada, Bilkent’teki Şehir Hastanesi Kampüsü’nün ulaşımı için ODTÜ içinden geçirilen yol çalışmasında, Ankara Büyükşehir Belediyesi, ODTÜ Rektörlüğü ve Valilik tarafından yapılan protokole göre kesilmesi planlanandan çok daha fazla ağaç kesildiğini kaydetti.

“35 DEĞİL 100 METRE GENİŞLİĞİNDE YOL AÇILDI”

Protokolün ardından 9 Eylül gecesi ODTÜ’de Büyükşehir Belediyesine bağlı iş makinelerinin ağaç kıyımı yaptığını belirten Altıok, “Protokolde 35 metre denilmesine rağmen 100 metre genişliğinde yol yapılmış ve protokolde korunacağı belirtilen ekosisteme ciddi zarar verilmiştir. Bu da ODTÜ’ye sınavla değil ancak TOMA ve polisle girebileceklere özgü bir sahte manevradır. ODTÜ’lülerin birçok emekle büyüttüğü ODTÜ ormanına adeta bir vinç ve polis ordusu ile TOMA’lar eşliğinde saldırılarak yaklaşık 12 bin ağaç yok edilmiştir” dedi. Altıok, şöyle devam etti:

“ANKARA’YI PARSEL PARSEL SATANLAR ŞİMDİ DE HALKIN NEFESİNİ DAHİ SATMA DERDİNDE”

“Tayyip Erdoğan’ın atadığı kayyum rektörün, Melih Gökçek ile yola dair protokol imzalanacağını mail yoluyla duyurmasının hemen ardından, böyle bir baskının yapılmış olması doğa katliamının faillerini ve ortaklarını da ortaya çıkarıyor.

Düşünceye, bilime, doğaya, yaşama düşman Melih Gökçek ve düğmesine basan rant iktidarının tek anladığı beton, yandaş firma ve para. Ankara’yı parsel parsel satanlar şimdi de halkın nefesini dahi satma derdinde. ODTÜ ormanında yaşayan kuş, kedi, kirpi, tilki ve birçok hayvan da bu katliamda yok edildi.

“BİR GECEDE AĞAÇ KATLETME REKORU”

Ankaralılardan milyarlarca vergi toplamasına rağmen 1 metre yapamamış sonra da metroyu ulaştırma bakanlığına devretmiş, daha başkentte 24 saat ulaşımı bile 20 yıldır çözememiş bir belediye başkanının yol bahanesiyle ODTÜ’ye girmesi fırsatçılık ve doymazlıktır. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, ODTÜ’de yaptığı ağaç katliamıyla övünerek, ‘4,5 km’lik yolu bir gecede açarak büyükşehir belediyesi bir rekora daha imza attı’ dedi. Evet bir rekor var, bir gecede ağaç katletme rekoru. Gece yarısı işçi çalıştırmak ağır koşullarda hak ihlali de cabası.

“TALAN EDİLEN GELECEĞİMİZ”

ODTÜ ormanı, bu halkın kendi çocuklarının emekleriyle, on yıllardan bu yana bozkırı yeşertmek için gecesini gündüzüne katıp ter dökenlerin alın teriyle yoktan var edilmiştir. Betona boğulmuş, rantçı zihniyetin elinde tarumar edilmiş bir şehirde, doğanın yıkılmayan, sapasağlam ayakta duran son nefes alanıdır. Masa başı pazarlıklarla bu alanı ranta açmaya, talan ettirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Talan edilen geleceğimizdir.

Bu yolun ulaşım sorununu çözemeyeceği çok iyi bilinmektedir. Esas mesele, ulaşım sorunun çözülmesi değil, daha çok AVM yapma, daha çok rezidans inşa etme, daha çok rant elde etme meselesidir.”

“KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen, ODTÜ’de ormanlık alanın yok edilmesine tepki gösterdi.”

https://www.evrensel.net/haber/332185/odtude-gerekli-izinler-nasil-bu-kadar-hizli-alindi

Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Hamit Kurt, ODTÜ’de orman katliamına ilişkin yaptığı açıklamada, bir gün bile dolmadan gerekli izinlerin nasıl alındığını sordu. Kurt, “Damgalanmasının yapılması, nakliye belgesi düzenlenmesi gibi pek çok prosedürün gerçekleştirilmesi gerekirken yol yapımının basına duyurulması ile kesime başlanması arasında yarım gün dahi olmayan sürede bu işlemlerin nasıl tamamlandığını soruyoruz” dedi.

KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen sendika genel merkezinde yaptığı basın toplantısında, ODTÜ’de ormanlık alanın yok edilmesine tepki gösterdi. Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Hamit Kurt, ODTÜ ormanlarında bulunan tek bir ağacın bile Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nden izin alınmadan kesilemeyeceğini vurguladı. Kurt, “Damgalanmasının yapılması, nakliye belgesi düzenlenmesi gibi pek çok prosedürün gerçekleştirilmesi gerekirken; yol yapımının basına duyurulması ile kesime başlanması arasında yarım gün dahi olmayan sürede bu işlemlerin nasıl tamamlandığını soruyoruz” dedi. Kurt, tek bir ağacın kesilmesine dahi razı olmadıklarını, ancak gözleri önünde koca bir ormanın katledildiğini söyledi. Ağaçların kökleriyle sökülmüş olsa dahi o yaştaki ağaçların tekrar tutmasının zor olduğunu belirten Kurt, “Sözde kökleriyle sökülen ağaçların nerede bekletildiği veya nereye dikildiğine ilişkin bir beyanat, bir açıklama bulunmamaktadır” dedi.

Kurt, ODTÜ ormanlarından tüm resmi işlemlerin ne zaman tamamlandığını, gerekli izinlerin ne zaman alındığını sorarak, “Bunun için zaman olmadığını, ormanın bir hırs uğruna, rant uğruna katledildiğini, rektör ile belediye başkanının el ele vererek kanunları çiğneyip devlet eliyle büyük bir suç işlediğini biliyoruz” dedi. Kamuoyunda ODTÜ arazisinden 40 metreyi geçmeyeceği deklare edilmesine rağmen genişliğin 80-100 metre olduğunu ifade eden Kurt, “Ormanı parçalayan yolun diğer kısmı ise fiilen mevcut ekosistemden kopartılarak canlıların yaşamını sürdüremez hale dönüşüyor” dedi.

Rant için AOÇ’nin nasıl parsellenerek ranta kurban gittiğini hatırlatan Kurt, “Sadece yol gerekçesiyle parçalanan AOÇ’nin nasıl yok edildiğini, parsellenerek ranta teslim edildiğini, Ankapark gibi hiçbir amaca hizmet etmeyen ucube yapılar için şehrin merkezinde yer alan yeşil alanın, orman alanının yok edilişini, işyerimiz de olan Orman Genel Müdürlüğü’nün çalışma arazisinin saraya ne şekilde tahsis edildiğini biliyoruz” dedi.

‘ANKARA KAMUOYU ODTÜ ORMANLARI İÇİN TEPKİ GÖSTERMELİ’

KESK Genel Mali Sekreteri Elif Çuhadar, ODTÜ Rektörlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında protokol imzalanmasını yasal bulmadığını ifade etti. “Büyükşehir belediye ekipleri, gece yarısı iş makinalarıyla, silahlarıyla koruma önlemleriyle ağaç kesimine dalması, bunun çok da yasal olmadığını zaten kamuoyuna  gösteriyor” diyen Çuhadar, iktidarın rant ve güç gösterisine dönüşen tutumunun ODTÜ’de kendisini gösterdiğini söyledi. Çuhadar, ODTÜ ormanlarının 1956’dan itibaren öğrencilerin emeği olduğunu ve Ankara’nın ciğerleri olduğunu belirterek, bu nedenle Ankara kamuoyunun ciddi bir tepki vermesi gerektiğini vurguladı. Çuhadar, “AOÇ’de olduğu gibi ODTÜ ormanları da talana, vurguna, ranta açılıyor. Belki hiçbir teknik inceleme yapılmadan, yapıldıysa kamoyuyla paylaşılmasını istiyoruz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

Yeşil Ankara Platformu’nda Kimler Var

ODTÜ Mezunları Derneği
İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği
Ankara Tabip Odası
Ankara Üniversiteliler Derneği
Çayyolu Semt Meclisi
Çiğdemim Derneği
Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği
Mülkiyeliler Birliği
TMMOB Ankara İKK
Türkiye Ormancılar Derneği
Anıtpark Forum
350 Ankara